Örnekler
Plaza Dili
Ofis dili yabancı sözcüğü ödünç almakla kalmıyor; yabancı gövdeye Türkçe ek takıp dilin kendi işleyişine yerleşiyor. Aşağıdaki cümleler bilerek abartıldı - ama her sözcüğü gerçekten kullanılıyor.
5 örnek cümle
Bu neden yozlaşma?
Boşluk doldurmuyor, yerinden ediyor
Teknik bir alıntı, dilde karşılığı olmayan kavramı adlandırır; bu yüzden dili zenginleştirir. "Deadline" öyle değil: "son tarih" zaten var, işliyor ve herkes anlıyor. Karşılığı olanın yerine geçen alıntı dağarcığı genişletmez, daraltır.
Sözcük değil, dilbilgisi ödünç alınıyor
"Konfirm etmek", "ataçlamak", "push'lamak", "inline olmak" - yabancı gövdeye Türkçe çekim eki takılıyor. Yozlaşma denen şey tam olarak bu: alıntı artık kelime dağarcığına değil, dilin işleyişine yerleşiyor. "Radyo" ya da "televizyon" gibi yerleşmiş alıntılardan farkı burada.
Prestij taşıdığı için yayılıyor
Plaza dili ofiste kalmıyor. Yetkinlik ve aidiyet göstergesi sayıldığı için toplantıdan sohbete, sohbetten sosyal medyaya geçiyor; bilmeyeni de konuşmanın dışında bırakıyor. Dili aşağıdan yukarıya değil, yukarıdan aşağıya değiştiren bir yozlaşma bu.
Sonunda Türkçesi kulağa tuhaf gelmeye başlıyor
Yıllarca "feedback" diyen biri için "geri bildirim" giderek resmî, yapmacık, hatta komik duyuluyor. Yozlaşmanın ölçüsü de bu: yabancı sözcüğün yerleşmesi değil, Türkçe karşılığının yabancılaşması.
Örnek cümleler
Sözcüğün üzerine gelin, Türkçesi görünür
Teslim baskısı
YabancıDeadline'a iki gün kaldı, hâlâ align olamadık. Action item'ları assign edip task açalım; çözülmezse konuyu HQ'ya escalate ederiz.
Türkçesini göster
Teslim tarihine iki gün kaldı, hâlâ aynı noktada buluşamadık. Yapılacak işleri atayıp görev oluşturalım; çözülmezse konuyu genel merkeze iletiriz.
Beyin fırtınası
YabancıÖnce brainstorming yapıp painpoint'i bulalım, sonra benchmark yapıp KPI'ları revize edelim; best practice neyse ona göre optimize ederiz.
Türkçesini göster
Önce fikir üretip asıl sorunu bulalım, sonra kıyaslama yapıp ana performans göstergelerini gözden geçirelim; en iyi uygulama neyse ona göre verimli hâle getiririz.
E-posta trafiği
YabancıThird party'yi de CC'ledim, brief'i forward ettim. Uygun değilse push back yapıp reschedule ederiz. FYI, cuma off day'im — OOO olacağım.
Türkçesini göster
Üçüncü tarafı da bilgi kopyasına aldım, bilgilendirmeyi ilettim. Uygun değilse erteleyip yeniden planlarız. Bilginize, cuma izinli günüm — ofis dışında olacağım.
Performans görüşmesi
YabancıFeedback session'da concern'lerimi highlight ettim: bu ay iyice overload oldum, neredeyse burnout olacağım. Recognize edilmek güzel ama şu an nice to have.
Türkçesini göster
Geri bildirim oturumunda kaygılarımı açıkça dile getirdim: bu ay iyice aşırı yüklendim, neredeyse tükeneceğim. Takdir edilmek güzel ama şu an "olsa iyi olur" sınıfında.
Bu sözcüklerin tamamı sözlükte
Cümlelerde geçen her sözcüğün kendi sayfası, anlamı ve Türkçe karşılığı var; kategorilerde bunlardan yüzlercesi listeli.