Kategori

Para

Para ve finansla ilgili deyimler

34 deyim

Reeskont

340 görüntüleme

→ ikinci kırdırma

Bir kez kırdırılmış senedin ikinci kez kırdırılması. Türkçesi: ikinci kırdırma.

Iskonto’nun kırdırma anlamıyla aynı aileden: senedin vadesinden önce paraya çevrilmesi kırdırma, bunun tekrarı ikinci kırdırma.

Detaylı incele →

Virman

196 görüntüleme

→ aktarım

Bir hesaptan başka bir hesaba para geçirme işlemi. Türkçesi: aktarım.

Aktarım, paranın bir yerden bir yere geçirilmesini doğrudan anlatıyor; bankacılık dışında virman sözcüğü anlaşılmıyor.

Detaylı incele →

Swap

187 görüntüleme

→ takaslama, takas

İki tarafın ödeme akışlarını karşılıklı değiştirmesi. Türkçesi: takas.

Takas Türkçede öteden beri kullanılıyor: mal ya da yükümlülük değiş tokuşu. Finansta faiz takası, para takası biçiminde geçiyor.

Detaylı incele →

Dekont

181 görüntüleme

→ hesap belgesi

Bir bankacılık işlemini belgeleyen kâğıt. Türkçesi: hesap belgesi.

Hesap belgesi, kâğıdın neyi kanıtladığını söylüyor; bankacılıkta işlem belgesi karşılığı da kullanılıyor.

Detaylı incele →

Valör

172 görüntüleme

→ geçerlilik

Bir bankacılık işleminin hesapta geçerli sayıldığı tarih. Türkçesi: geçerlilik.

Geçerlilik, tarihin ne anlama geldiğini — paranın ne zaman işlemeye başladığını — söylüyor; tam karşılık için geçerlilik tarihi biçimi de kullanılıyor.

Detaylı incele →

Off shore

170 görüntüleme

→ kıyı bankacılığı

Ülke dışındaki, farklı vergi kurallarına bağlı bankacılık. Türkçesi: kıyı bankacılığı.

Kıyı bankacılığı, işlemlerin ülke sınırının dışında yürütülmesini anlatıyor; resmî metinlerde kıyı bankacılığı terimi zaten kullanılıyor.

Detaylı incele →

Bullish

153 görüntüleme

→ boğa piyasası, yükseliş eğilimli

Borsada fiyatların yükseleceği beklentisini taşıyan. Türkçesi: boğa piyasası, yükseliş eğilimli.

Bearish’in karşıtı ve aynı aileden. Borsa dilinde boğa yukarı vurur, ayı aşağı iner; piyasanın bütünü kastedildiğinde boğa piyasası kullanılıyor. Eski karşılık parantez içerdiği için cümleye konamıyordu.

Detaylı incele →

Hedging

145 görüntüleme

→ riskten korunma

Fiyat dalgalanmasına karşı ters yönde işlem açarak zararı sınırlama. Türkçesi: riskten korunma.

Riskten korunma, işlemin amacını söylüyor. Eski karşılık "koruma" fazla genelti ve Bodyguard’ın karşılığıyla çakışıyordu.

Detaylı incele →

Iskonto

137 görüntüleme

→ indirim, kırdırma

Fiyattan yapılan düşüş; senedin vadesinden önce bozdurulması. Türkçesi: indirim, kırdırma.

Günlük alışverişte indirim, bankacılıkta senedin vadesinden önce paraya çevrilmesi için kırdırma kullanılıyor; iskonto’nun iki ayrı anlamı Türkçede iki ayrı sözcükle daha net ayrışıyor.

Detaylı incele →

Endeks

133 görüntüleme

→ gösterge

Bir büyüklüğün zaman içindeki değişimini izleyen sayısal ölçü. Türkçesi: gösterge.

Gösterge, sayının ne işe yaradığını söylüyor. Kitap sonundaki liste kastedildiğinde dizin karşılığı ayrı duruyor.

Detaylı incele →

Amortisman

132 görüntüleme

→ aşınma payı, yıpranma payı

Bir varlığın kullanıldıkça uğradığı değer kaybının yıllara bölünerek gidere yazılması. Türkçesi: yıpranma payı.

Muhasebe dilinde yerleşmiş olsa da aşınma payı ve yıpranma payı aynı işlemi anlatıyor; yıpranma payı, değer kaybının nedenini de söylediği için daha açık.

Detaylı incele →

Avans

129 görüntüleme

→ öndelik

Sonradan kesilmek üzere peşin verilen para. Türkçesi: öndelik.

Öndelik, paranın önceden verildiğini -lik ekiyle adlandırıyor. Avans çekmek ve Avans vermek aynı aileden.

Detaylı incele →

Market maker

128 görüntüleme

→ piyasa kurucu

Sürekli alış ve satış fiyatı vererek piyasayı işler tutan kurum. Türkçesi: piyasa kurucu.

Marketing ile aynı kökten. Piyasa kurucu, kurumun ne yaptığını söylüyor: alıcı ya da satıcı bulunmadığında karşı tarafa kendisi geçiyor.

Detaylı incele →

Dealing room

128 görüntüleme

→ satış işlem odası, satış odası

Bankada alım satım işlemlerinin yürütüldüğü bölüm. Türkçesi: satış odası, satış işlem odası.

Bankacılıkta işlemlerin toplandığı yer. Satış odası kısa kullanımda yeterli; işlemin türü vurgulanacaksa satış işlem odası tercih ediliyor.

Detaylı incele →

İndikatör

124 görüntüleme

→ gösterge

Bir durumu veya eğilimi işaret eden ölçü. Türkçesi: gösterge.

Endeks ile aynı Türkçe karşılığı paylaşıyor; endeks bir büyüklüğün seyrini, indikatör ise o seyirden çıkarılan işareti anlatıyor.

Detaylı incele →

Dealing

122 görüntüleme

→ alım satım

Menkul kıymet ve döviz alıp satma işi. Türkçesi: alım satım.

Dealing room ile aynı aileden. Eski karşılık "satım" yarım kalıyordu: işlem hem alımı hem satımı kapsıyor, Türkçe ikili kalıp bunu doğru veriyor.

Detaylı incele →

Avans çekmek

121 görüntüleme

→ öndelik çekmek

Maaşından peşin para almak. Türkçesi: öndelik çekmek.

Avans ailesinin fiil hâli; çekmek sözcüğü zaten Türkçe olduğu için karşılık ilk ögeyi değiştiriyor.

Detaylı incele →

Stop-loss

121 görüntüleme

→ zarar kesme

Zarar belli bir düzeye ulaşınca işlemi kendiliğinden kapatan emir. Türkçesi: zarar kesme.

Zarar kesme, emrin ne yaptığını söylüyor: zarar büyümeden keser. Kâr tarafındaki karşılığı ise kâr alma olarak geçiyor.

Detaylı incele →

Cost an arm and a leg

119 görüntüleme

→ Cebini yakmak / Gözünün yaşına bakmamak

Çok pahalı

Bir şeyin aşırı pahalı olduğunu vurgulamak için kullanılır.

Detaylı incele →

Stopaj

118 görüntüleme

→ ön kesinti

Verginin ödeme anında kaynağından kesilmesi. Türkçesi: ön kesinti.

Ön kesinti, verginin sonradan beyanla değil ödeme sırasında alındığını söylüyor; vergi dilinde kaynakta kesinti biçimi de kullanılıyor.

Detaylı incele →

Spread

116 görüntüleme

→ fark

Alış ile satış fiyatı veya iki getiri arasındaki açıklık. Türkçesi: fark.

Fark, iki değer arasındaki açıklığı doğrudan söylüyor; bankacılıkta faiz farkı, döviz işlemlerinde kur farkı biçiminde kullanılıyor.

Detaylı incele →

Paparazzi

115 görüntüleme

→ olay fotoğrafçısı

Ünlüleri izinsiz görüntüleyip fotoğraflarını satan fotoğrafçı. Türkçesi: olay fotoğrafçısı.

Olay fotoğrafçısı, mesleğin ne yaptığını Türkçe olarak adlandırıyor.

Detaylı incele →

Forex

115 görüntüleme

→ döviz, yabancı para

Yabancı paraların alınıp satıldığı piyasa. Türkçesi: döviz, yabancı para.

Döviz Türkçede tümüyle yerleşik; piyasanın kendisi kastedildiğinde döviz piyasası kullanılıyor.

Detaylı incele →

Rambursman

113 görüntüleme

→ geri ödeme, ödeme

Yapılan bir harcamanın sonradan geri ödenmesi. Türkçesi: geri ödeme.

Geri ödeme, paranın hangi yöne aktığını söylüyor. Dış ticarette bankalar arası ödeme biçimi kastedildiğinde de aynı karşılık kullanılıyor.

Detaylı incele →

Euro

111 görüntüleme

→ avro

Avrupa Birliği ülkelerinin ortak para birimi. Türkçesi: avro.

Avro, TDK’nın önerdiği ve Merkez Bankası kur listelerinde kullanılan biçim: sözcük Türkçenin ses düzenine uyduruluyor. Dolar ve ruble de aynı yolla yerleşmişti.

Detaylı incele →

Royalty

108 görüntüleme

→ telif hakkı

Bir eserin kullanılmasından doğan pay. Türkçesi: telif hakkı.

Sözcük krala ödenen paydan geliyor; bugün eser sahibine ödenen payı anlatıyor. Telif hakkı Türkçede hukuk dilinde yerleşik.

Detaylı incele →

Swift

108 görüntüleme

→ bankalar arası ödeme ağı

Bankaların yurt dışı para transferi mesajlarını ilettiği ağ. Türkçesi: bankalar arası ödeme ağı.

Bir kuruluş adının kısaltması; sıfat değil. Eski karşılık "hızlı", sözcüğün İngilizcedeki düz anlamından çıkarılmıştı ama bankacılıkta kastedilen o değil.

Detaylı incele →

Reel

104 görüntüleme

→ gerçek

Enflasyon etkisi çıkarıldıktan sonra kalan; gerçek. Türkçesi: gerçek.

İktisatta reel ücret karşılığı gerçek ücret biçiminde kullanılıyor; adı böyle çünkü fiyat artışı ayıklandıktan sonra kalan tutarı gösteriyor.

Detaylı incele →

Reverse repo

100 görüntüleme

→ ters repo

Menkul kıymeti satıp ileri tarihte geri almayı taahhüt etme işleminin karşı yönü. Türkçesi: ters repo.

Türkçe karşılık yalnızca ilk ögeyi çeviriyor: reverse → ters. Repo sözcüğünün kendisi de bir kısaltma (repurchase agreement) ve Türkçe finans dilinde yerleşmiş durumda.

Detaylı incele →

Bearish

100 görüntüleme

→ ayı piyasası, düşüş eğilimli

Borsada fiyatların düşeceği beklentisini taşıyan. Türkçesi: ayı piyasası, düşüş eğilimli.

Borsa dilinde yükseliş beklentisi boğa, düşüş beklentisi ayı ile anlatılıyor; piyasanın bütünü kastedildiğinde ayı piyasası, tek tek görünümler için düşüş eğilimli kullanılıyor. Eski karşılık parantez içerdiği için cümleye konamıyordu.

Detaylı incele →

Rasyo

98 görüntüleme

→ oran

İki büyüklüğün birbirine bölünmesiyle bulunan değer. Türkçesi: oran.

Oran Türkçede tümüyle yerleşik ve matematikten finansa her alanda kullanılıyor; rasyo yalnızca çevrilmemiş raporlarda kalıyor.

Detaylı incele →

Avans vermek

96 görüntüleme

→ öndelik vermek

Sonradan kesilmek üzere peşin para ödemek. Türkçesi: öndelik vermek.

Avans çekmek ile simetrik çift: çalışan çeker, işveren verir. Aynı aileden.

Detaylı incele →

Cash card

76 görüntüleme

→ nakit kartı

Doğrudan hesaptan para çeken kart. Türkçesi: nakit kartı.

Nakit kartı birebir karşılık. Kayıtta başlık "Cash cart" biçiminde yazılmıştı; cart araba demek, kastedilen card yani kart.

Detaylı incele →

Penetration

43 görüntüleme

→ yayılma oranı, pazar payı

Bir ürünün ulaşabileceği pazarın ne kadarına ulaştığı. Türkçesi: yayılma oranı.

Pazar payı ile aynı şey değil: pay satılanın rakiplere oranı, yayılma oranı ise ulaşılabilir pazarın ne kadarının kapsandığı. Kayıtta karşılık olarak sözcüğün kendisi — penetrasyon — yazılıydı.

Detaylı incele →